6 Kasım 2016 Pazar

tarihe not düşülsün diye yazıyorum. en umumundan. çünkü aleni ağlanıyor, aleni bağırılıyor ve aleni vazgeçiliyorsa kimi her şeyden, bazen pes etmek en iyisi.

ben yoruldum, söyle senin gücün var mı hala?

26 Nisan 2014 Cumartesi

ne kadar zor olabilir ki, hepi topu yaşamak. .

23 Nisan 2014 Çarşamba

bu kadar çok konuşmamın tek sebebi, o kadar çok utanmam. şunu yapma, bu da böyle olsun dediğim her an kendimden nasıl tiksindiğimin resmi aslında. insan gördüğü şeylerin en güzelini görünce, öyle bir çözülüyor ki.. en az bir cüce kadar kambur ve kuruntulu oluyor. kendine benzetmeye, kendi gibi kara olmaya, kendi kadar kambur kendi kadar cüce olmaya zorluyor.

yok yok bunlar sadece yüzünü suya benzetmemden değil. bunlar bir daha asla havanın orta yerine asılmış kadar yalnız hissetmeyeceğim için..

10 Nisan 2014 Perşembe

ben madam despina'yı bekliyordum ama içimin her yeri bi yandan baharı bi yandan ölümü bekliyordu. öyle kararlıydım ki gözümden tek bir damla yaş akmadı. yanan şeylerin suyla söndürülebileceğini biliyordum, bir türlü beceremiyordum. bu tuhaf çünkü, önceleri minimaldi her şey. belli başlıcaydı ağlanacaklar, ağlayacaklar belliydi. artık kestiremedim. gözlerimi kime vereceğimi bilemedim. sanırım herkes öldü. önce çocuklar öldü, sonra herkes öldü. dünya yuvarlak değil işte dünya dönmüyor. anlamadınız yüreğiniz kurusun. bizi bu daracık dünyaya sıkıştırdınız. yüreğiniz kurusun.

19 Temmuz 2013 Cuma

acı bir yaşantıdan sonra insan, ancak bedenine eziyet ederek günlerini sürdürebiliyor.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

"...halbuki günde on, on iki cigara ile mesut olma imkanı vardı. keratanın yokluğu da güzel. âli, tadı dudaklarımı ve dilimi ısırıyor. kokusu burnumu, yüzümü, gözlerimin içini ısırıyor. hiçbir hint veya japon orospusu hatırımda bu kadar canlı yaşamaz. hiçbir zaman ve hiçbir şeyde kendimi bu kadar dul, bu kadar eşinden ayrılmış hissetmedim. sanki iki koşulu bir arabayı tek başına çeken bir atım. her hareketim kendiliğinden çolpa oluyor. ne yaparsın ki korku bu..."

2 Mayıs 2013 Perşembe

"evi kendisine özgü bir kaosla darmadağın ederdi, severdim. sürekli üşürdü, severdim. çamaşır asarken, ayrı ayrı giydiği çorap teklerini bulurdum, severdim. her şeyin kapağını açık bırakırdı, severdim. kapıyı alacaklı gibi çalıp yüreğimi hoplatırdı, severdim. uzun uzun dalıp giderdi, severdim. en sevdiğim dizinin sonunu söylerdi, severdim. buralara ait olmayan davranışlarıyla bazen utandırırdı, severdim. göbeği vardı, severdim. ödemeyi unuttuğu için elektrik-su-doğalgaz kesilirdi, severdim. sabahları saatlerce uyanamazdı, severdim. bazen gözlerini kaçırarak yalan söylerdi, severdim.

büyük büyük aşk sevgi lafları etmeyeceğim, gündelik hayatın sıkıcı ayrıntılarının yıpratamadığı bir sevgiyi anlamanızı isteyeceğim..."